— Bağırsak Kanseri Tedavisi
Onkolojik Kolon Rezeksiyonu
Kolon kanseri tedavisinde ilk adım çoğunlukla ameliyattır. Tümör, tek başına değil; onu besleyen damar kökü ve o bölgenin lenf bezleriyle birlikte tek parça olarak çıkarılır. Bu, hem tedavinin hem de evrelemenin gereğidir — çünkü ameliyattan sonra ilaç tedavisi gerekip gerekmeyeceği, çıkarılan bu dokunun patoloji incelemesine dayanır.
Randevu AlKolon kanserinde tedavinin hedefi, tümörü çevresindeki sağlam doku sınırıyla ve o bölgeyi drene eden lenf bezleriyle birlikte tümüyle çıkarmaktır. Tedavinin ilk adımı çoğunlukla ameliyattır; sonrasında ilaç tedavisi gerekip gerekmediği ise ameliyatta çıkarılan dokunun patoloji incelemesine göre belirlenir.
Burada rektumdan önemli bir fark vardır. Kolon karın boşluğu içinde, çevresinde görece geniş bir alanla yerleşmiştir; bu nedenle ameliyattan önce ışın tedavisi kolon kanserinde rutin bir basamak değildir. Rektumda ise durum farklıdır ve tedavi sıklıkla ameliyattan önce başlar — bunu rektum kanseri tedavisi başlığı altında ele aldık.
Tedavinin bütününü belirleyen şey evredir. Evre iki sorunun cevabından çıkar: tümör bağırsak duvarında ne kadar derine ilerlemiş, lenf bezlerine ulaşmış mı? Ameliyattan önce yapılan tetkikler bu konuda bir tahmin verir; kesin evre ise ancak çıkarılan dokunun mikroskop altında incelenmesiyle netleşir.
Ameliyat öncesi değerlendirmede kolonoskopiyle tümör görülür ve biyopsi alınır; tomografiyle hastalığın karın ve akciğerlerde başka bir yere ulaşıp ulaşmadığına bakılır. Kanda bakılan bir tümör belirteci de değerlendirmeye eklenebilir — bu, tanı koyduran bir test değildir, ameliyat sonrası takipte karşılaştırma noktası olarak işe yarar.
Evre netleştikten sonra tedavinin devamı cerrahi, onkoloji, radyoloji ve patolojinin birlikte değerlendirdiği bir plan olarak kurulur. İlaç tedavisi bu planın gerektiğinde devreye giren parçasıdır; kararı duruma göre veriyoruz.
Son olarak şunu eklemek gerekiyor: bu tümörlerin büyük bölümü yıllar önce iyi huylu bir polip olarak başlamıştır. Polip kansere dönüşmeden çıkarıldığında hastalık hiç ortaya çıkmaz — bu yüzden kolon kanseri taraması tedaviyle aynı başlık altında duruyor.
Ameliyatta çıkarılan şey yalnızca tümör değildir. Tümörün bulunduğu bağırsak bölümü, o bölümü besleyen damar kökü ve bu damarın taşıdığı lenf bezleri tek parça hâlinde, bütünlüğü bozulmadan çıkarılır. Bu bütünlük ameliyatın kalitesini belirleyen ölçüttür.
Çıkarma tamamlandıktan sonra geriye kalan iki bağırsak ucu birbirine birleştirilir. Böylece bağırsağın devamlılığı korunur ve sindirim kendi doğal yolundan devam eder.
Ameliyat üç farklı şekilde yapılabilir: kapalı (laparoskopik), açık ya da robotik. Kapalı ve robotik yöntemlerde karın büyük bir kesiyle açılmaz; işlem birkaç küçük giriş noktasından yürütülür ve çıkarılan parça küçük bir kesiden alınır. Hangisinin uygulanacağı muayeneden ve tetkiklerden sonra birlikte netleşir.
Burada hastalarımın en çok merak ettiği konuya gelelim: kolon ameliyatlarının çoğunda stoma gerekmez. Bağırsağın iki ucu aynı ameliyatta birleştirildiği için dışkı normal yolundan çıkmaya devam eder. Yine de dürüst olmak gerekirse bir istisna var: tümör bağırsağı tıkamışsa ve hasta acil koşullarda ameliyata alınmışsa, birleşmenin güvenliği için geçici bir stoma açılması gerekebilir. Bu ihtimali ve stomanın ne anlama geldiğini ameliyattan önce konuşuyoruz.
İşlem ameliyathane şartlarında yapılır. Ameliyat öncesinde bağırsak hazırlığı istenebilir; süreç muayenede detaylı tarif edilir.
Çıkarılan doku ameliyattan sonra patolojiye gönderilir. Orada tümörün duvarda ne kadar ilerlediği, çıkarılan sınırların temiz olup olmadığı ve lenf bezlerinin durumu tek tek incelenir. Tedavinin bundan sonraki adımı bu rapora dayanır.
İyileşmede bugün izlenen yaklaşım, hastayı uzun süre yatakta ve aç bırakmak değildir. Tam tersine: ağrı kontrol altına alındıktan sonra erken ayağa kalkma ve ağızdan beslenmeye erken başlama iyileşmeyi hızlandırır, bağırsak hareketlerinin canlanmasına yardımcı olur.
İlk günlerde beslenme kademeli açılır. Gaz çıkışı ve ilk dışkılama, bağırsağın yeniden çalışmaya başladığının işaretidir ve beklenen bir adımdır. Hastanede kalış süresi ameliyatın nasıl geçtiğine ve bağırsağın ne kadar çabuk toparladığına göre değişir.
Eve döndükten sonra yürüyüş serbesttir ve teşvik edilir. Ağır kaldırmaktan ve karın içi basıncı artıran zorlanmalardanbir süre uzak durulur; bu, karın duvarındaki iyileşmenin korunması içindir.
Şunu baştan açıkça söylüyorum: dışkılama düzeni bir süre değişebilir. Kolonun bir bölümü çıkarıldığı için dışkının kıvamı ve günlük sayısı eskisinden farklı olabilir; bazı hastalarda dışkı daha yumuşak olur, tuvalete gitme sayısı artar. Bu çoğunlukla haftalar içinde kendi dengesine oturur, ama ilk dönemde beklenmedik geldiği için insanı endişelendirebiliyor; bu yüzden önceden söylüyorum.
Patoloji raporu genellikle ameliyattan bir-iki hafta sonra çıkar. Rapor geldiğinde evre netleşir ve tedavinin devamı bu rapora göre planlanır. İlaç tedavisi gerekiyorsa süreç onkolojiyle birlikte yürütülür.
Tedavi tamamlandıktan sonra düzenli bir takip programı başlar. Bu programda belirli aralıklarla muayene, kan tetkikleri, görüntüleme ve kolonoskopi yer alır. Takibin amacı yalnızca hastalığın tekrarını erken yakalamak değil; kalan bağırsakta yeni bir polip gelişip gelişmediğini de kontrol etmektir.
— Hocanın Notu
Bu tanıyı alan hastalarımın çoğu bana aynı iki soruyu soruyor: Torba takılacak mı? Bağırsağımın ne kadarı alınacak? İkisinin de cevabı genellikle bekledikleri kadar ağır değil — kolon ameliyatlarının çoğunda stoma gerekmiyor ve kolonun bir bölümü alındığında sindirim bozulmuyor. Ama benim üzerinde durduğum başka bir şey var: lenf bezleri. Hastalar çoğu zaman ameliyatın tümörü almaktan ibaret olduğunu düşünüyor. Oysa o bezleri çıkarmazsam hastalığın gerçek evresini bilemem; evreyi bilmezsem sonrasında ilaç tedavisi gerekip gerekmediğini de söyleyemem. Yani ameliyatın kalitesi sadece tümörü almakla değil, o parçanın bütünlüğüyle ölçülüyor.
— Prof. Dr. Aybala Yıldız
— Neden Lenf Bezleri de Çıkarılır ?
Lenf bezlerinin çıkarılması ameliyatın ek bir adımı değil, ayrılmaz parçasıdır. Hem tümör hücrelerinin en sık ulaştığı yer orasıdır, hem de hastalığın gerçek evresi ancak orada okunur.
Tek Parça Çıkarılır
Evre Patolojide Netleşir
Kapalı, Açık ya da Robotik
— İzleyin
Kolon kanseri ameliyatında ne çıkarılıyor, stoma gerekiyor mu ve sonraki adım neye göre belirleniyor? Sade bir anlatım.
Kolon ameliyatlarının çoğunda stoma gerekmez. Bağırsağın iki ucu aynı ameliyatta birbirine birleştirilir ve dışkı normal yolundan çıkmaya devam eder. Bir istisna vardır: tümör bağırsağı tıkamışsa ve ameliyat acil koşullarda yapılıyorsa, birleşmenin güvenliği için geçici bir stoma açılması gerekebilir. Bu ihtimal ameliyattan önce konuşulur.
Evet. Ameliyat kapalı (laparoskopik), açık ya da robotik olarak yapılabilir. Kapalı ve robotik yöntemlerde karın büyük bir kesiyle açılmaz; işlem birkaç küçük giriş noktasından yürütülür. Hangisinin uygulanacağı muayeneden ve tetkiklerden sonra birlikte netleşir.
Bu karar ameliyatta çıkarılan dokunun patoloji raporuna göre verilir. Raporda tümörün bağırsak duvarında ne kadar ilerlediği, çıkarılan sınırların durumu ve lenf bezlerinin tutulup tutulmadığı incelenir. Evre netleştikten sonra tedavinin devamı cerrahi, onkoloji, radyoloji ve patolojinin birlikte değerlendirdiği bir plan olarak kurulur.
İki sebeple. Birincisi tedavinin kendisi: tümör hücreleri en sık o bölgeyi drene eden lenf bezlerine yayılır, bu yüzden bezler tümörle aynı parçada çıkarılır. İkincisi evreleme: çıkarılan bezlerin mikroskop altında incelenmesi hastalığın gerçek evresini gösterir ve ameliyattan sonra ilaç tedavisi gerekip gerekmediği bu bilgiye dayanır. Bezler çıkarılmazsa bu soru cevapsız kalır.
Sindirimin ana işi ince bağırsakta yapılır; kolonun görevi büyük ölçüde su emilimi ve dışkının şekillenmesidir. Bu yüzden kolonun bir bölümünün çıkarılması beslenmeyi kalıcı olarak bozmaz. Ancak dışkılama düzeni bir süre değişebilir: dışkı daha yumuşak olabilir, tuvalete gitme sayısı artabilir. Bu çoğunlukla haftalar içinde kendi dengesine oturur.
Tedavi tamamlandıktan sonra düzenli bir takip programı başlar; bu programda belirli aralıklarla muayene, kan tetkikleri, görüntüleme ve kolonoskopi yer alır. Takibin iki amacı vardır: hastalığın tekrarını erken yakalamak ve kalan bağırsakta yeni bir polip gelişip gelişmediğini kontrol etmek. Aralıklar tedavinin nasıl seyrettiğine göre belirlenir.
Bu sayfada anlatılan yöntem aşağıdaki uluslararası kaynaklara dayanmaktadır.
Total Mezorektal Eksizyon
Rektum kanserinde tedavi her zaman doğrudan ameliyatla başlamaz. Bazı tümörlerde önce ışın ve ilaç tedavisi uygulanabilir. Tedavinin sırası; tümörün yayılımı, çevre dokularla ilişkisi ve makata uzaklığının pelvik MR ile değerlendirilmesiyle belirlenir.
Detaylı bilgi →Geçici ve Kalıcı Stoma
Stoma, bağırsağın bir bölümünün karın duvarına ağızlaştırılmasıdır. Geçici stoma bağırsaktaki birleşme yerini korumak amacıyla açılabilir; kalıcı stoma ise özellikle tümörün makat kapatıcı kaslarına çok yakın olduğu ve bağırsak devamlılığının korunamadığı durumlarda gündeme gelir.
Detaylı bilgi →Kolonoskopi ve Dışkıda Gizli Kan Testi
Bağırsak kanserlerinin büyük bölümü önce iyi huylu bir polip olarak başlar. Tarama, henüz şikayet yokken bu poliplerin bulunmasını hedefler. Polip kansere dönüşmeden çıkarıldığında hastalığın ortaya çıkması önlenebilir; bu nedenle tarama yalnızca erken tanı değil, aynı zamanda korunma yaklaşımıdır.
Detaylı bilgi →— Yazar Hakkında
Prof. Dr. Aybala Yıldız
FACS · FEBS-C
Genel Cerrahi Profesörü. Koloproktoloji, proktoloji ve pelvik taban hastalıklarında uzmanlaşmış cerrahi pratiği yürütüyor. Ankara Cubes Plazada kendi muayenehanesinde hizmet veriyor.